Searching...
27 Haziran 2011 Pazartesi

örgü makinası ile bir kadının başarı öyküsü

type='html'>Her zaman kendi işine emeğine saygı duyup , istekle arzuyla çalışanlar birgün gelip para olmasada akıllarıyla bir yere geliyorlar tıpki Raziye Uysal isimli bayanın yaptığı gibi küçük sermayeler ile büyük işler başarmak mümkün.
Bu sadece örgü ve dantel ile sınırlı değil.

“Sıfırdan Patron Kadınlar ve Girişimcilik” konulu panelde bir kadın olarak iş kurmanın zorlukları ve girişimcilik tartışıldı


Anıl Yıkgeç/ İZMİR

İzmir’de geçtiğimiz günlerde Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen “Sıfırdan Patron Kadınlar ve Girişimcilik” konulu panelde kadınların kendi ekonomik özgürlüklerini kazanmak için sermayeden çok kendi becerilerini ortaya çıkarmak olduğu vurgulandı.

DEÜ İİB Fak. Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zerrin Toprak başkanlığında düzenlenen Nisan toplantısına Prof. Dr. Zeynep Arıkan, Ayşe Sert, Raziye Uysal ve Ebru Sarıkartal konuşmacı olarak katıldı.

Prof. Dr. Toprak’ın açılış konuşmasını yapmasıyla başlayan toplantıda Prof. Dr. Zeynep Arıkan “girişimcilik kavramı”nı açıkladı. Ardından özel sektörde başarı sağlayan kadınlar bugünlere nasıl geldiklerini anlattı. Konuşma boyunca zor koşullara rağmen kadınların gerek evde gerekse aktif ortamda çalışabileceği alanlar olduğu vurgulandı.

AMAÇ EVE KATKI SAĞLAMAK
Yörem Börekleri sahibi Raziye Uysal, evlendiği zaman aile bütçesine katkı sağlamak için en iyi bildiği işleri yaparak eve ek gelir sağladığını ve çok çalıştığını anlattı.

Uysal, “Eşim öğretmendi. Köye tayini çıktı. Ben köylülerden süt alıp evde peynir yaptım. Yaptığım peynirleri pazarda sattık ve benim bir yaz boyunca yaptığım satış, eşimin iki senelik memur maaşına eşit oldu. Beni ‘Ben öğretmenim’ diye küçümsüyordu fakat o da çok şaşırdı. Başka bir köye tayin olduğunda da dikiş, nakış kursuna kayıt oldum. Köyün bütün dikişlerini yapıyordum.” dedi.

Bir dinleyicinin sermayeyi nereden buldunuz sorusuna ise “Sermaye kendindir. Küçükten başlayıp yavaş yavaş büyümelidir. Bence kredilerle iş kurulmaz çünkü Türkiye’de istikrar yok. 5 milyar aldığınız krediyi 7,5 milyar olarak geri ödersiniz. Bunun yerine kazandıkça işletmenin büyültmesi gerekir. Ben kredilerle bir yere gelineceğine inanmıyorum” diye yanıtladı.

İŞLETMECİ LİDER OLMALI
İlginç başarı öyküsüyle dikkat çeken Raziye Uysal daha sonra kazak ördürdüğü bir kadında gördüğü örgü makinesini harç borç Almanya’dan getirterek örgü örmeye başlamış. Fakat makine ile ilgili hiçbir şey bilmeyen Uysal kendisine nasıl çalıştığını göstermesi için kazak aldığı kadından 50 liraya ders almış. Gece gündüz çalışarak bir haftada makinede örgü örmeyi öğrenmiş. İzmir’e taşındıktan sonra ise bir yandan çocuklarını üniversitede okuturken bir yandan da market işletmiş. 8 sene sonra ise piyasa araştırması yaptıktan sonra marketi devredip Yörem Börekleri’ni açmış.

Uysal, bir işletmecide olması gereken özellikleri “Kendiyle barışık, çalışkan, kasaya giren parayı ve kazancını bilen, lider, dürüst, satmayı becerebilen ve piyasa giderine göre fiyatlandırma yapabilen” olarak belirtti. Konuşmasının sonunda ise kadınların kendi becerilerine bilip buna göre çalışmaları gerektiğini vurguladı. KA-DER’de (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) yönetim kuruluna bir erkeğin seçilmesini eleştiren Uysal, onun yerine bir kadının olması gerektiğini ancak kadınların kadınları anlayabileceğini söyledi.

İNANÇLI VE KARARLI OLMAK ÖNEMLİ
Peyzaj mimarı Ebru Sarıkartal Urla’da bir dükkân kiralayarak arkadaşı ile birlikte ellerinde para olmadan, çok idealist bir şekilde şirket kurduklarını anlattı. “Her zaman parayla yola çıkılmıyor. Bence inançlı ve kararlı olmak çok önemli” diyen Sarıkartal, kısa sürede ortağı ile ayrıldığını söyledi. Ortağının koyduğu parayı verebilmek için kredi çekmek zorunda kalmış. Ondan sonra ise borçlarla boğuştuğunu ama ayakta kalabildiğini belirtti. Beş sene sonunda işlerini yoluna koyduğu sırada arsa sahibinin arsayı satmak istemiş. Fakat dükkân değiştirmenin işlerini kötü etkileyeceğini bilen Sarıkartal, yine kredi çekerek arsayı satın almış. Kredi ödemeleri bugün dahi devam ediyormuş. Ayrıca çok risk alarak ve badireler atlatarak kurtlar sofrasında var olabilmek için hala çaba sarf ettiğini, kadınların “erkek işi” olarak görülen birçok sektörde daha zorlu şartlarda çalışarak başarıya ulaştıkları ifade etti.

EN GENÇ KONUŞMACI
Panelin en genç konuşmacısı, güzellik salonu sahibi Ayşe Sert ise “Benim babam işçiydi. Bir kuaför dükkânına girip çalışmaya başladım. Kazandığım parayla da bir yandan güzellik kurslarına gittim, sertifikalarımı aldım. Maddi durumlarından dolayı parasal anlamda ailemden hiçbir destek görmedim. Çalıştığım kuaför salonu iki ortaklıydı. Ortaklar anlaşamayınca ayrıldılar ve işler kötüye gitmeye başladı. Ben de o zaman kendi iş yerimi açmaya karar verdim” dedi. Elindeki birkaç güzellik malzemesiyle küçük bir dükkân kiraladığını belirten Sert, belli bir süre sonra eski müşterilerinin gelmeye başladığını söyledi. Yavaş yavaş büyüyerek bugünlere geldiğini açıklayan Sert, “Bugün yanımda dört kişi çalışıyor. İstihdam yaratabilmiş olmaktan dolayı çok mutluyum. Bugün hala eğitimlere gitmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum” dedi.

Panelde, daha sonra Prof. Dr. Zerrin Toprak konuşmacılara katılımlarından dolayı teşekkür belgesi verdi. Ayrıca panelde kadınlara verdiği destek dolayısıyla Prof. Dr. Fikret Sönmez’e özel bir teşekkür belgesi sunuldu.kaynak: kazete.com.tr DDDD

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Back to top!